Kedilerde Mycoplasma Haemofelis, “Mavi” Örneği
“Buzdağının Görünen ve Görünmeyen Kısmı”
Kediler yaradılışı gereği hastalıklarını gizlemeye meyilli canlılardır. Bu durum birçok araştırmacı tarafından kedilerin evcilleşme sürecini henüz tamamlamamasından sebeptir diye düşünülmektedir. Dolayısıyla kedilerde göze çarpan herhangi bir davranış değişikliği kedilerin daha büyük bir problem yaşıyor olabileceğini düşündürmelidir. Sizlere bu yazımda; klinik vakam olan Mavi’den bahsedeceğim. Ancak, dilerseniz öncelikle;
- Mycoplasma haemofelis nedir?
- Mycoplasma haemofelis nasıl bulaşır?
- Mycoplasma haemofelis ne gibi semptomlarla karşımıza çıkar?
- Mycoplasma haemofelis teşhisi nasıl konur?
- Mycoplasma haemofelis nasıl tedavi edilir?
- Mycoplasma haemofelis ve İmmun Aracılı Hemolitik Anemi (İMHA) arasında nasıl bir ilişki var?
sorularını cevaplayalım.
Kedilerde Mycoplasma haemofelis nedir?
Mycoplasma haemofelis kan emen artropodlar (eklem bacaklılar) tarafından bulaştırılan ve çoğunlukla eritrosit kenarlarına tutunup kan paraziti olarak yaşayan zoonoz (insanlara bulaşabilen) gram negatif riketsiyal bir bakteri türüdür.
Kedilerde Mycoplasma haemofelis nasıl bulaşır?
Mycoplasma haemofelis az önce de bahsettiğimiz gibi kan emen artropodlar aracılığıyla bulaştırılır. Peki nedir bu kan emen artropodlar? Hepimizin uykusuz gecelerine sebep olan sivrisinekler, kedimizin üzerinde gördüğümüz küçük siyah böcek diye tanımladığımız pireler ve hepimizin korkulu rüyası keneler, bu canlılara örnek olarak gösterilebilir. Mycoplasma haemofelis etkeni taşıyan bu kan emiciler, kan dolaşımına bu etkenleri verir ve etkenler eritrosit (alyuvar) kenarlarına tutunarak burada çoğalmaya devam eder.
Kedilerde Mycoplasma haemofelis ne gibi semptomlarla karşımıza çıkar?
Mycoplasma haemofelis beslenip çoğalarak yaşamına devam etmek ve kanın savunma hücrelerinden kaçınabilmek için eritrositlerin kenarlarına tututunur. Eritrositler (alyuvarlar) metabolizma için çok önemli olan bir görevi yerine getiren hücrelerdir. Bu görev ise akciğerden oksijeni alıp tüm vücuda taşımak. Daha basit bir ifadeyle eritrositler insanlarda olduğu gibi kedilerde de nefes aldıran hücrelerdir.
Eritrositlerin bu önemli görevi sebebiyle Mycoplasma haemofelis enfeksiyonunda karşımıza çıkan en net bulgular;
Daha önce yorulmadan yaptığı oyunları enfeksiyon sonrasında yorulduğu için yapamaması,
Deride ve mukozalarda (diş eti, gözün beyaz kısmı vb) solgun renkler,
Solunum sırasında yorulması ve nefes alışveriş şeklinin bozulması,
İştahsızlık yaşaması,
Bazen kusma görülmesi, şeklindedir.
Bu semptomlara ek olarak Mycoplasma haemofelis aynı zamanda eritrosit yıkımına da sebep olduğundan aşırı eritrosit yıkımı sonrasında sarılık oluşmaktadır.
Kedilerde Mycoplasma haemofelis teşhisi nasıl konur?
Mycoplasma haemofelis, teşhisi oldukça zor olabilen bir hastalıktır. Bunun sebebi hastalığın gösterdiği semptomların birçok hastalıkta görülen semptomlardan kaynaklanıyor olmasıdır. Peki bizi Mycoplasma haemofelis enfeksiyonundan şüphelenmeye yönlendirecek en önemli bulgu hangisidir? Elbette söz konusu eritrositler (alyuvarlar) olduğu için solunum güçlüğüdür. Solunum güçlüğü bu hastalar için tipiktir. Abdominal dediğimiz karın kaslarını kullanarak soluk alıp vermesi bizi bu yönde şüphelendirmelidir. Tabiki bu durum az önce de bahsettiğimiz gibi birçok hastalıkla karışacağından, diğer yapılacak testlerle teşhisimizi netleştirmeliyiz. Nedir bu testler dediğinizi duyar gibiyim. Gelin açıklayalım
Öncelikle her durum ve koşulda hemogram analizi oldukça önemlidir. Hemogram kanın içerisinde bulunan hücrelerin miktarını ölçen önemli bir testtir. Veteriner pratikte en çok kullanılan ve veteriner hekime en çok ışık tutan testtir. Saldırı altında olan kan hücrelerimiz olduğu için hemogramda eritrosit sayısı görmek bizim için çok önemlidir. Bununla birlikte hemogram analizi içerisinde yer alan PLT değeri de bize eritrosit düşüklüğünün kan paraziti kökenli olabileceğine dair güçlü bir ipucu sunar.
Bu testler ışığında eğer şüphemiz bir kan paraziti olabileceği yönündeyse kandan hazırlanacak bir frotide teşhis koymak oldukça kolaydır. Test için bir damla kan alınır, froti çekilir ve hazırlanan preparat üzerindeki kan kuruduktan sonra özel boyama yöntemleriyle boyanır. Boyanın kurumasıyla 100 lük büyütmede bakıldığında aşağıdaki görselde gördüğünüz gibi eritrosit çevresinde mor renkteki etkenler teşhisimizi doğrulamamızı sağlar.
Kedilerde Mycoplasma haemofelis nasıl tedavi edilir?
Mycoplasma haemofelis’in tedavisi biraz meşakkatli ve uzun soluklu olsa da aslında maddi olarak hasta sahibini yormayacak bir seviyededir. Hastalığın tedavisi için doksisiklin, enrofloksasin ve prednisolon içeren ilaçlar kullanılmaktadır ve bu ilaçlar da piyasada oldukça kolay bulunabilen ucuz ilaçlardır. Eğer böyle bir hastanız varsa kendiniz maddi anlamda zorlayacak bir durum olmadığını bilmenizde fayda var. Tedavi protokolü için hekiminizle görüşünüz.
Kedilerde Mycoplasma haemofelis ve İmmun Aracılı Hemolitik Anemi (İMHA) arasında nasıl bir ilişki var?
Gelelim buzdağının görünmeyen o kısmını anlatmaya. Yukarıda bahsettiğim tüm problem kedimizde sadece Mycoplasma haemofelis olma durumunu açıklıyordu. Peki ya buzdağının görünmeyen kısmı? Şimdi gelin size Mavi’de tecrübe ettiğimiz Mycoplasma haemofelis ve İmmun Aracılı Hemolitik Anemi (İMHA) kombosundan bahsedelim.
Mavi bize yaklaşık 2 ay önce iştahsızlık, hareketsizlik ve solunum güçlüğü şikayetiyle gelmişti ve bize gelmeden önce iki farklı merkezde toplamda 2 ay tedavi görmüştü. Tedavi olduğu son merkezde durumu biraz iyiye gittiğinde umutlanan hasta sahibi tekrardan durumun kötüleşmesiyle birlikte merkezimize başvurdu. Mavi’nin daha önce yapılan tüm testlerini incelediğimizde Mycoplasma haemofelis için Pcr testi uyguladıklarını ancak testin negatif çıkması sonucu diğer ihtimallere yoğunlaşmış olduklarını farkettik. Öyle ki eritrosit düşüklüğü o kadar fazla olmuş ki kan transfüzyonu dahi yapılmıştı.
Biz PCR testinin yanlış sonuç verebileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak, kan paraziti şüphesiyle kandan froti hazırladık. Yapılan froti muayenesinde eritrosit çevresinde Mycoplasma haemofelis etkenlerini açıkça gördük. Tedavisine Mycoplasma haemofelise yönelik tedavi reçetesiyle başladık ve sadece 6 gün sonra kanında çoğalmaya başlayan eritrosit hücrelerini görüyorsunuz.
Tedaviye toplamda 3-4 hafta devam ettik. Daha sonra tedavisinde kullandığımız prednisolonu aşamalı olarak kesmeye başladığımızda Mavi’nin tekrardan iştahsızlığı başlamıştı ve solunumu kötüleşiyordu. Tekrardan Hemogram istediğimizde Eritsositlerin (RBC) yine düştüğünü farkettik. Hastayı uzaktan takip ettiğimiz için tekrardan bir merkezin görmesini istedik. Gittiği merkezde froti alındı ve mikroskobik muayenesi yapıldı ancak Mavi’de Mycoplasmadan haemofelis’ten eser kalmamıştı. Peki Mycoplasma haemofelis yoksa Mavi neden tekrar kötüleşti? Gelin size bundan önce kısaca İmmun Aracılı Hemolitik Anemi (İMHA) dan bahsedeyim.
İMHA vücudun kendi savunma hücrelerinin yine kendi kan hücrelerine saldırdığı otoimmün kökenli bir hastalıktır. İnsanlarda da olabilen bu hastalık Eritrositleri yabancı bir molekeül gibi algılayarak parçalar. İşte Mavi’de eritrosit çevresinde bulunan Mycoplasma haemofelis etkenleri eritrositin yabancı bir molekül gibi algılanmasına ve dolayısıyla savunma hücreleri tarafından parçalanmasına sebep olmaya başlamıştı. Neyseki yine basit ve kolay bulunabilen, maddi olarak hasta sahibini yormayacak bir ilaçla bu hastalığı da tedavi oldu.
Mavi şu an sağlıklı bir kedi. Onu çok seven ve onunla yediği içtiği ayrı gitmeyen bir annesi var. Bizler bu vakadan keyif alarak çalıştık ve sonuca gidebildiğimiz için çok mutluyuz. Elimden geldiğince yaşadığımız bu vakayı sizlere başka çocukların da canları kurtulsun diye açıklamaya çalıştım. Umarım yararlı olmuştur.
Sevgiyle, sağlıcakla kalın. Hoşçakalın.